İYİ NİYET

İYİ NİYET

Rahmân, Rahîm Allah’ın Adıyla

İyi niyetle, kör, köre yardımcı olamaz ve karanlıkta el yordamıyla yolunu arayanlar, başkalarını ışığa götüremezler. Ölümsüzlüğü bilmeyenler diğerlerinin ölüm korkusunu bırakmalarına yardımcı olamazlar. Henüz kalpten şarkıları olmayanlar, dudaklarındaki gülümsemesi sahte olanlar, başkalarının samimi ve hakiki olmalarına yardımcı olamazlar. İkiyüzlü, numaracı olanlar başkalarının dürüst olmasına yardımcı olamazlar. Hak ve sevgi içinde yaşamayanlar, başkalarına hak ve sevgiyi öğretemezler. Henüz kendisi tanımamış olanlar, kendileri hakkında hiçbir şey bilmeyenler, kendilerinin yaşam sorumlulukları hakkında hiçbir fikre sahip olmayanlar,  sahte olan ilâhlaştırdıkları kişilikleri içerisinde kayıp olanlar,  bireyselliği kazanmaları için başkalarına yardımcı olamazlar. Kendi yaşam ateşi yanmayan, başkalarının yanmayan ateşine yardımcı olamaz. Bu misalleri daha da çoğaltmak mümkündür, tüm iyi niyetlere rağmen, kısaca sıralanan yardımların yapılması mümkün değildir.

İyilik olarak düşünülen çok büyük kötülük olabilir. Mesela: Uykusu bozulacak veya uykusuz kalacak endişesi ile çocukları sabah namazına kaldırmamak, Ramazan oruç ibadetinde çocukları sahura kaldırmamak en büyük kötülüktür. Çocuklara gösterilen bu ayırımlar, iyi niyet değildir. Cehennem yolunun iyi niyet taşları ile döşeli olduğunu söylerler.

Senelerden beri salonlarda, evlerde, bahçelerde, yalılarda yapılan iyi niyetli dini sohbetlerin insanlara Allah’ı, Kur’an’ı ve dini öğrenmelerine yardımcı olmamışlardır. Çünkü Kur’an’ın içeriğini ve dinin özünü bilmeyenlerin senelerden beri yaptıkları sözde iyi niyetli din sohbetleriyle bilerek bilmeyerek insanlara dinsizliği din olarak öğrettiler. İnsanların günlük konuştukları dilleriyle Kur’an’ın içeriğini öğrenmelerine iyi niyetli ne duayen ilâhiyatçılar ve ne de diyanet memurları senelerden beri yardım etmek için hiçbir şey yapmadılar.

Kur’an Arapça olarak bozulmadan tek kaynak olarak kıyâmete kadar yaşayacaktır. Fakat iyi niyetli sözde Arapça bilenler, 57 sözde İslâm devletlerinin yöneticilerinin düzenlerini merkeze koyarak yaptıkları mealleriyle İslâm coğrafyasının parçalanmasına ve haçlılara sömürgeler olmalarına sebep oldular. Bu kadarla da kalmadı her tarikatçı iyi niyetli mealciler şeylerinin görüşlerini merkeze koyan mealler yaptılar. İyi niyetli mealciler, İslâm coğrafyasının bu sefil hâle gelmesinin başlıca sebeplerinden biridirler.

Her mezhep cemaatlerinin yaptıkları sohbetlerinde, kendi kurucu önderlerinin içtihatlarını, kerametlerini iyi niyetleriyle din olarak anlattılar ve anlatmaktadırlar. Her tarikat/tasavvuf cemaatleri de yaptıkları sohbetlerinde şeyhlerinin kerametlerini, namazlarını bazen Kâbe’de, bazen de Mescid-i Nebevi’de Resulullah’la beraber kıldıklarını ve Resulullah’tan aldıkları talimatlarını din olarak senelerden beri çok iyi niyetleriyle anlatmaktadırlar.

Anlatılan iyi niyetli bu hikâyeleri dinleyerek gerçek olarak algılayan ve din kabul edenlere, tüm iyi niyetlerle gerçek Allah’ı ve Kur’an’ın içeriğini öğretmek uzaya gitmek kadar zorlaştı. Toplumda iyi niyetle Allah ve Kur’an diyerek söze başlandığında herkesin suratı değişmekte ve iyi niyetleriyle bir tarafa kaybolmaktadır, iyi niyetli bazıları da nezaketen dinliyormuş gibi yapmaktadırlar.

İnananlar laik seküler düzenin israf yaşamında yurt içinde, yurt dışında tatiller yapmak için tüm güçlerini harcıyorlar. Yazlıkları, kotraları, son model arabaları olmazsa iyi niyetlerinden dolayı mutlu olamıyorlar. Sofralarındaki rızıkların yarısını iyi niyetleriyle çöpe atıyorlar.

Hele lokantalarda yemek yiyen iyi niyetliler, sanki tabaklarındaki, önlerindeki rızıkları bitirmeleri çok ayıp ve görüsüzlük olduğu için muhakkak yarısını çöpe atılması için bırakacaklar. Her ay muhakkak giyimlerini değiştirecekler, çünkü çevrelerindekilere uyum sağlayamazlar. Otomobillerinin arıza yapması kıyâmetten daha korkunç olaydır, sanki arabasız kalmak utanç verici bir rezalettir.

İyi niyetli insanlar, evlerde misafir ağırlamayı veya misafirliğe gitmeyi tarihe karıştırdılar. Günümüzde iyi niyetli aileler birbirlerini lüks restoranlar da (Türkçe adı Aş Evi) açık büfe kahvaltılarında ağırlıyorlar. Lokantalarda hem tıkınıyorlar hem de birbirleriyle iş görüşmeleri, dedikodular yaparak tatmin oluyorlar.

İnsanlığın yegane yazılı hafıza olan Kur’an’ın yerine iyi niyetli insanlar tarafından Resulullah’tan 350 sene sonra yazılan ve isimlerinin başlarına iyi niyetlerle sahih kelimesi konan kitaplarla toplumları icat ettikleri Kur’an dışı dinlerine, inançlarına biat ettirdiler “Bilinsin ki Allah’ta Kur’an’ı inkâr ve terk eden herkese düşmanlık beslemektedir”.” 2/98. Sözde İslâm coğrafyasının acıklı hâli bu gerçeği doğrulamaktadır. Allah zulmü kendine yol edinen toplumu doğru yola eriştirmez.” 28/50.  Zulüm içinde yaşamayı tercih eden sözdeİslâm coğrafyası senelerden beri doğru yolu bulamamaktadır.

Allah’ın rahmeti selâmı, devlet dinini ve devlet inançlarını terk edenlerin, gerçek ibadetler yapmak için aklını kullanarak düşünenlerin, Kur’an’ın içeriğini öğrenenlerin, öğretenlerin ve öğrenmeye çalışanların üzerine olsun. Rabb’imiz inşallah yarın huzurunda hepimizin bir araya gelip saf tutmamıza yardım etsin, âmin. İnşallah haftaya başka makalemizde buluşma duamızla, her zaman ki gibi makalemizi Asr Sûresi ile bitiriyoruz.

103. ASR SÛRESİ

Rahmân, Rahîm Allah Adıyla

Ey insanlar! Düşününüz zamanın akıp gidişini! Fakat insan Kur’an’a duyarsız, ilgisizdir. Gerçek şu ki, Kur’an’ı terk eden ve dünya sevgisine yönelen insan ziyândadır. Meğerki imana erip inançlarının gereğini ve doğru, yararlı işler yapanlardan olsun ve birbirlerine hakkı tavsiye edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden olsun, ziyânda olmayanlar işte bunlardır.

♦   ♦   ♦

NOT:

Bu makaleyi en az 10 dostunuza, arkadaşınıza lütfen gönderiniz. Evvelki makalelerimi “kuranin kaybolan yorumlari” isimlisitemde okuyabilirsiniz.

 

İLETİŞİM:                                                             Turan GÖZLEVELİ

E-Posta : turangozleveli2@gmail.com          22 Mart 2018

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !