İSLÂM’IN TEK HAFIZASI KUR’AN’DIR

İSLÂM’IN TEK HAFIZASI KUR’AN’DIR

Yeryüzüne gerçek adaletin gelmesini sağlayacak İslâm toplumu önce hafızasına kavuşmalıdır. İslâm toplumunun tek hafızası Kur’an’dır. Sosyal düzende Kur’an yoksa kesinlikle hafızada yoktur. 57 sözde İslâm devletlerinin yaşam düzenlerinde Kur’an olmadığından kesinlikle hafızaları da yoktur. Hiç birinde gerçek Kur’an adaleti ve ahlâkı yaşam düzeni değildir. Toplumun hafızasında Kur’an yoksa kesinlikle Müslüman kimliği de yoktur. 1400 seneden beri iddia ettikleri Müslüman kimlikleri kesinlikle sahtedir.

57 sözde İslâm devletlerinin ellerinde 57 adet farklı yorumlu Kur’an meallerinin hepsi sahte hafızadır. Bu sebepten 57 çeşit hafıza olduğundan sözde İslâm devletlerinin bir araya gelmeleri mümkün değildir. Kur’an tüm insanlık için tek hafızadır, Kur’an gerçek insanlık tarihidir ve “Kur’an topluma insan onuruna yaraşır bir hayat düzeni öğütler.” 10/58. Kur’an insanlığın tek hafızasıdır. “Çünkü Kur’an, inanmak isteyenler için gerçek bir yol gösterici ve bir rahmettir.27/77. Hafıza kaybedildiğinde yol bulmak ve diri kalmak imkânsızdır. Kur’an adaletinden, ahlâkından koparılan toplumun hafızası da yok oldu, Kur’an hafızası yerine icat edilen mezheplerin hafıza olması için çok kanlı mücadeleler yapıldı ve hâlen yapılmaktadır. Binlerce seneden beri yok edilen Kur’an hafızası yerine zorla farklı mezhep hafızaların ısrarla zorla yapılan yanlış hafıza kayıtları tutmadı ve tutmayacaktır. Sahte montaj kayıtları ile gerçek hafızaya ulaşılması kesinlikle mümkün değildir. Hafıza aynı olmayınca sözde 57 İslâm devletlerininbirbirleri ile kardeş, dost olmaları da kesinlikle mümkün değildir. Şeytani günü birlik menfaatleri için sahte hafızaları ile politikalarını birbirlerini kandırmak için kullanmaya devam ettirmektedirler. Birbirleriyle uğraşmaktan 1400 seneden beri gerçek hafızalarına ulaşamadıklarından gerçek kimliklerini de ispat edemiyorlar. Çünkü ancak bireylerin bir kimlik altında toplanması ile gerçek toplum meydana gelir. Kimliğine kavuşan toplum gerçek hafızasına da kavuşmuş olur. Bir toplumun kimliği olmadan yaşaması mümkün değildir. Bu sebepten yeryüzünde gerçek Müslüman toplum/fert yoktur. Bakınız toplumun meydana gelmesi için Hıristiyan tarihçi Anthony Smith kimlik için “Hafıza yoksa kimlik yoktur, kimlik yoksa ulus yoktur” Demiştir. Gerçek İslâm kimliğini kaybeden bu 57 sözde İslâm devletleri kaybettikleri hafızalarını bulup yeniden formatlamazlarsa kesinlikle yeryüzüne adalet gelmeyecektir.

Müslüman’ım diyenlerin duaları ve ibadetleri, gerçekten samimi bir imandan geliyorsa, bu güzel, samimi ve kuvvetli imanları da yaşadıkları sosyal hayatın içinde görülmelidir. Aksi hâlde Rabb’imiz, niçin bu ibadetlere ve ibadet edenlere bir değer versin? Maalesef tüm Müslüman olduklarını iddia edenler sahte kimliklerle yaşıyorlar. Sözde İslâm ülkelerinin vatandaşları hafızalarını kaybettiklerinden katilleri olan haçlıların memleketlerine kaçmak, ulaşmak için tüm dünyanın gözü önünde ölümü göze alıyorlar ve ölüyorlar da, bu mantıksız kaçışın karşılığı Kur’an hafızasının hiçbir yerinde yoktur.

Ey inandıklarını iddia edenler! Hafızanızın gerçek olduğunu iddia edebilir misiniz? Eğer yaşadığınız sosyal hayatınızın hiçbir yerinde hafızanızın sonuçları görülmüyorsa, Kur’an’ın içeriğinin öğretilmesi ve öğrenilmesi için hiçbir çalışmanız yoksa yok olan Kur’an adaletinin, ahlâkının yeniden ihya edilmesi için, samimi ve gerçek çalışmalarınız yoksa kesinlikle hafızanızı kaybetmişsinizdir. Hafızasını kaybeden toplum, aymazlık içinde üzerlerine ölü toprağı dökülmüş misali laik seküler düzende sıkılmadan, utanmadan yaşar ve yaşamaktadır. Bu mevcut sözde hafıza ile kesinlikle yeryüzüne adalet gelmez. Günlük işler, yemekler, eğlenceler, uykular kadar Allah akıllara gelmiyorsa, o toplum Allah sevgisi iddiasın da kesinlikle samimi değildir.

Hafızayı devamlı formatlayan Kur’an’dır. Bu ilâhî kelâm Kur’an,iman edenler için bir rehber ve bir şifa kaynağıdır.” 41/44. Kur’an adaleti sosyal yaşamdan çıkarılınca yalnız kalan hafızaya hücum eden virüsler devamlı hafızayı silerler ve yok ederler.       

Allah’ın birinci emri olan yukarıdaki çalışmaları yapmayanların, kıbleye yönelerek dua etmeleri ıslık çalmak gibidir. Allah’ı ve Kur’an’ı sosyal hayatlarından silen ve hafızasını kaybeden toplumun Allah kesinlikle yüzüne bakmaz. Cemaat namazları besmelesiz kılınıyorsa, öğlen, ikindi namazları saygı duruşu anlamın da sessiz kılınıyorsa, teravih ve bayram namazlarına farz namazlardan daha fazla önem veriliyorsa, yapılan bu sözde ibadetler ne toplumları ve ne de fertleri hiçbir kötülükten korumaz ve apaçık görüldüğü gibi korumamaktadır.

Yaşım 80 bu güne kadar yaptığım araştırmalarımda ilmihâller dâhil hiçbir dini yayında “Kur’an’ın içeriğini öğrenmek tüm insanlara farzdır” cümlesine rastlamadım, keza dinlediğim dini konferanslarda, sempozyumlarda, sohbetlerde “Kur’an’ın içeriğini öğrenmek tüm insanlara farzdır” sözünü duymadım. Bir yerde okuyan, duyan yerini bana bildirirse çok teşekkür ederim. Yazılarımı devamlı okuyanlar bilir senelerden beri benden başka yazan, söyleyen yok. Yazarların, neşriyatçıların, akademisyen ilâhiyatçıların, diyanet memurlarının her fırsatta “Kur’an’ın içeriğini öğretmek ve öğrenmek farzdır” dediğim için beni sevmezler.

Kardeşlerim Rabb’imizin Unutmayın ki bu vahyedilen Kur’an bütün insanlığa bir öğütten ibarettir!6/90. buyurmaktadır. Sözde inananlar, Kur’an’ın içeriğini öğrenmek için ellerine almıyorlar ki Kur’an’dan öğüt alsınlar. Şu sözde İslâm coğrafyası Kur’an’dan öğüt alsaydılar, kesinlikle adaletin tek temsilcisi süper güç olurlardı."Bu Kur’an Rabb’inizden gelmiştir, artık ona dileyen inansın, dileyen reddetsin" 18/29. Müslüman olduklarını iddia edenler gerçekten inansa dünya bayram yeri olur.

Geleneksel inançlarla ve sahte rivayetlerle kazandığı hafızasını gerçek hafıza Kur’an’a sarılarak hafızasını yeniden formatlayanlara, ne mutlu Kur’an ışığında ibadetlerini yapanların, devlet dinini ve devlet inançlarını terk edenlerin, gerçek ibadetler yapmak için aklını kullanarak düşünenlerin, Kur’an’ın içeriğini öğrenenlerin, öğretenlerin ve Allah’tan yana olmaya çalışanların üzerine Allah’ın rahmeti selâmı olsun. Rabb’imiz inşallah yarın huzurunda hepimizin bir araya gelip saf tutmamıza yardım etsin, âmin. Her zaman ki gibi makalemizi Asr Sûresi ile bitiriyoruz.

103. ASR SÛRESİ

Rahmân, Rahîm Allah’ın Adıyla

Ey insanlar! Düşününüz zamanın akıp gidişini! Fakat insan Kur’an’a duyarsız, ilgisizdir. Gerçek şu ki, Kur’an’ı terk eden ve dünya sevgisine yönelen insan ziyândadır. Meğerki imana erip inançlarının gereğini ve doğru, yararlı işler yapanlardan olsun ve birbirlerine hakkı tavsiye edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden olsun, ziyânda olmayanlar işte bunlardır.

♦   ♦   ♦

NOT:

Bu makaleyi en az 10 dostunuza, arkadaşınıza, lütfen gönderiniz. Evvelki tüm yazılarımı“kuranin kaybolan yorumlari” isimlisitemde okuyabilirsiniz.

                                                                                  Turan GÖZLEVELİ

                                                                                  07 Aralık 2017/Tuzla

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !