Hz. MUHAMMED Ve KUTLU DOĞUM HAFTASI

Hz. MUHAMMED

Ve

KUTLU DOĞUM HAFTASI

 

Hz. Muhammed, 20 Nisan 571 tarihinde Mekke’de doğdu ve 08 Haziran 632 tarihinde Medine’de vefat etti. Hz. Muhammed, Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundandır. Babası Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ise yine aynı kabilenin Zühre boyundan Vehb bin Abd Menaf'ın kızı Amine idi. Babasını doğmadan, annesini ise altı yaşında kaybeden Hz. Muhammed, büyükbabası Abdülmuttalip'in himayesine girdi.

Hz. Muhammed getirdiği mesajları en güzel anlaşılır şekilde anlatarak, açıklayarak, yaşayarak ve yaşatarak tüm insanlara öğretmiştir. İnsanlığa adalet, saadet ve rahmet olan İslâm dinin ve devletinin bütün kurallarını, eğiterek ve öğreterek İslâm Devleti’ni 23 senede kurmuştur. Veda Hutbesi’nde bu büyük ve onurlu emaneti inananlara teslim ettiğini bildirmiştir. Allah’ın insanlığa son ilâhî mesajlarını ulaştıran ve son elçisi olan Hz. Muhammed’i bu üstün başarıları ile her an anmak ve başarılarını tüm insanlığa tanıtmak, öğretmek tüm inananların esas görevleridir.

Hz. Resulullah’ın inananlara teslim ettiği emanet, 29 sene sonra Emevî saltanatı tarafından tamamen ortadan kaldırılmıştır. İslâm coğrafyasına her taraftan hücum eden sömürge egemenleri zulüm ve zorbalıkları ile İslâm Devleti’nin tüm izlerini silerek tamamen yok ettiler, hiç bir şey ifade etmeyen içi boş İslâm ve Müslüman kelimeleri oyalanması için topluma bırakılmıştır. 1400 Seneden beri bu zalim uygulama İslâm coğrafyasında titizlikle hâlen devam ettirilmektedir. İslâm’ın sosyal hayatta hiç bir kuralının ve ahlâkının geçerli olmadığı düzende, sadece nüfus kayıtlarında İslâm ve Müslüman yazılı insanlar, laik, seküler düzenlerinde mutluluk içinde yaşayarak, icat edilen kutlu doğum haftasında Hz. Muhammed’i anacaklar?

Bir ailenin babası, annesi, çocukları dövülüp, öldürülüyor ve evleri işgal ve yağma ediliyor. Daha sonrada bu ailenin çocuğunun doğum gününün kutlanması ne kadar samimi ise, Hz. Muhammed’in doğum gününün kutlanması da bu kadar samimidir. Zalim saltanat ve sömürge egemenleri, 1400 seneden beri uyguladıkları asimile eğitimiyle, öğretimleriyle, İslâm coğrafyasının tüm toplumlarına, düzenlerini onaylayan Hz. Muhammed’i tanıtmışlardır. Hz. Muhammed hakkında yazılan makale ve kitapların hiç biri Kur’an’ın tanıttığı Hz. Muhammed değildir.

Yaşanan sosyal hayatın hiç bir yerinde, Allah’ın ve ilâhî mesajlarının geçerli olmadığı toplumlarda, günde beş vakit yalnız ezanda “Allah’tan başka ilâh yoktur” diyerek ilân eden devlet memurlarıyla insanlar kandırılmaya devam edilmektedir. Yaşanan sosyal hayatın her yerinde, Allah’a isyân eden tüm ilâhların hükümlerinin geçerli olduğu düzende, bu yalan ezanlara kanarak namaz kıldırma memurlarının arkasında saf tutanlar, ahretteki savunmalarını şimdiden hazırlasınlar.

Cahiliye düzenini tamamen yok ederek, Kur’an’ın öğüt ve emirlerine göre sosyal hayatı tanzim eden ve Allah’ın ismini İslâm koyduğu devletin korunmak için, sırtından zırhını çıkarmayan ve elinden kılıcını bırakmayan Hz. Muhammed’in gerçek tarihi yok edilerek tamamen unutturulmuştur. Hz. Muhammed elçi olarak doğmadı, kırk yaşında elçi oldu. Hz. Muhammed’in kırk yaşından sonraki mücadele tarihinin anılması, kutlanması gerekirken, elçi olmayan çocuğun yalnızca doğum gününün kutlanması çok çok düşündürücüdür.

Emevi zalimlerinin tanıttığı Hz. Muhammed:

Emevi egemenlerinin tanıttığı Hz. Muhammed, öksüz, yetim, kimsesiz olarak Medine sokaklarında gezen, yatan çocuk. Dedesinin koruması altında yaşayarak, okumayı, yazmayı öğrenmeden ve toplumdan uzak, çobanlık yaparak büyüyor. Kırk yaşında elçi oluyor. Tüm insanlara hoşgörü, evinde fakirlik içinde yaşadığını ve borçlu olarak vefat ettiğini, Yahudi’ye olan Borcunu Hz. Ali’nin ödeyerek zırhını emanet kurtardığı rivâyet ediliyor.

Gerçek tarihin tanıttığı Hz. Muhammed:

Hz. Muhammed kavmine lider olacak eğitim, öğretimle yetiştirildi. Hz. Muhammed, Mekke’nin en zengin hanımlarından olan Hz. Hatice’nin ticaret işlerini yönetiyordu. 25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi ve Hz. Hatice'ye 20 dişi deve mehir verildi. Tarihçiler Hazret-i Hatice`nin servetini şöyle açıklamışlardır: Tticaret mallarını taşıyan binlerce devesi, hizmetini yerine getiren dört yüz köle ve cariyesi vardı.  Kureyş`in en zenginlerinin serveti, Hazret-i Hatice`nin mal varlığı karşısında hiç sayılıyordu. Hz. Hatice 629 yılında vefat etti ve tüm serveti Hz. Muhammed’e kaldı. Hz. Muhammed Veda Haccı’ında Mina’da 100 deve kurban kesmiştir. Mekke tarihinde ilk ve son olarak yalnızca Hz. Muhammed’e EMİN sıfatı verilmiştir. Şimdi düşünün bu sıfatı almaya hangi Hz. Muhammed layık karar verin.

İslâm coğrafyası maalesef Emevilerin tanıttığı Hz. Muhammed’i bilir. Emevilerin Hz. Muhammed’i ile Kur’an’ın tanıttığı Hz. Muhammed’in hiçbir benzerliği ve alâkası yoktur.

Hz. Muhammed’in getirdiği Kur’an’ın, özünün, esaslarının öğretilmesin yasaklayan Emevi kanunları hâlen yürürlükte olup, aksatılmadan devam ettirilmektedir. Zina, kumar, faiz, içki gibi büyük haramların devletin koruması altında yapıldığı, teşvik edildiği ve inananların namusu olan başörtüsünün yasaklandığı bir toplumda, riyâkarca kutsal doğum haftası uydurularak, Hz. Muhammed’in anılması samimiyetten ve ciddiyetten çok uzak olup, toplumu kandırmak için yapılmaktadır. Kur’an’a göre, yeryüzünde canlı ve cansız hiç bir kutsal varlık yoktur ve olmamıştır. Hz. Muhammed’de doğduğu zaman değil, kırk yaşında elçi olmuştur. Hiç bir elçi kutsal olmadığı gibi, Hz. Muhammed’de ne doğduğu günde ve ne de öldüğü günde kutsal değildir.

Allah’a karşı üstün sorumluluk bilinci içinde, ilâhî mesajlarının öğrettiği kurallarını, ahlâkını yaşayarak, yaşatarak en üstün toplum hâline getiren, Kur’an’ın sembolü olan Hz. Muhammed’in, 23 senede tarihe geçirerek sonuçlandırdığı bu emsalsiz başarısı ve örnek hayatı unutturularak, her sene icat edilen kutsal doğum haftasında samimiyetsizce ve riyâkârca anılması, yüce Hz. Muhammed’e en büyük saygısızlık ve hakârettir.

Kur’an’ın tanıttığı Hz. Muhammed’i sevenlere, sayanlara ve öğrettiği yolda gidenlere selâmlar olsun.

 

                                                                    Turan GÖZLEVELİ

                                                                                     29 Mart 2010/Tuzla

 

NOT: “YÜCE KUR’AN’IN YORUMU” KİTABIMI  NAR COPY ŞİRKETİ” Bilgisayar çıkışı alarak ciltleyip satmaktadır. Benim hiçbir maddi kazancım yoktur. TELEFON 0262 751 24 25 Ali İhsan Bey’e sipariş vererek temin edebilirsiniz. İsteyene @ adreslerine internetten gönderebilirim.

 

HATA ve YANLIŞLARI tgozleveli@hotmail.com ADRESİNE BİLDİRENLERE

TEŞEKKÜR EDERİM.

Beğenenler lütfen dostlarına siteyi ve yazıları tavsiye etsin.

 

LÜTFEN BU SİTEMİ ARKADAŞLARINIZA, DOSTLARINIZA TAVSİYE EDİNİZ http://kuraninkaybolanyorumlari.blogcu.com/

 

 

Yorum Yaz